Duvardaki Hikayeler ( 1 )
Yeni bir eve taşınmam gerekiyordu. Tuttuğum yeni ev, şehrin oldukça eski bir mahallesinde şirin, denizi gören üç katlı bir yapıydı. Benim tuttuğum kat bahçeye bakan giriş katıydı. Büyükçe bir bahçesi vardı evin. Boya-badana faslı bitince eşyalarımı yerleştirdim. Oldukça yorulmuştum. O gece deliksiz uyudum. Sabah olunca çayımı demledim ve güzelce kahvaltımı yaptım. Hemen hemen tüm eşyalarım yerleşmişti. Kitaplarımı yerleştirmem kalmıştı bir tek. Kitapları da yerlerine yerleştirince, canım kahve istedi ve kahvemi yaptım. Verandada uzaktan görünen denizi izlerken zevkle içtim kahvemi. Aklıma yerleştirdiğim kitaplar geldi, içlerinden defalarca okumuş olduğum bir tanesini elime alıp, tekrar sayfalarını çevirmeye başladım. Gözüm kitaplığın arkasındaki duvara ilişti. Duvarda bir şeyler vardı. Dikkatlice inceleyince, daha önce kazınmış olduğunu fark ettim. Üşenmeden aynı yeri dikkatlice kazıdım. Sıvayı da kazıyınca ortaya küçük bir kutu çıktı. Kutuda, gazeteye sarılmış kalınca bir defter duruyordu.
Defteri incelemeye başlayınca, içinde yazılı onlarca öykü oluğunu anladım. Tekrar okumaya başladığım kitabı elimden bırakıp, yazılı öyküleri okumaya başladım. Son derece akıcı bir dille yazılan öyküler vardı. Yazan anlaşılan konuştuğumuz dili de çok iyi kullanıyordu. Yazısı da çok güzeldi. Türkçeyi bu denli güzel kullanabilen kişinin kim olduğunu, daha ilk öyküde merak etmeye başlamıştım. Bu merakı gidermenin tek yolunun da, ev sahibi ile konuşarak, benden önce kimlerin bu evde oturduklarını öğrenmekti.
Öncelikle ev sahibine gittim. Ve defteri anlattım. Defterin sahibi olan kişiye gerekebilir diye düşünmüştüm. Ev sahibim ile yaptığım konuşmadan onun defterden hiç haberi olmadığını ve sahibinin de kim olabileceğini bilmediğini öğrendim. Defterin sahibi belli olmayınca, ev sahibime de söyleyerek defteri yanıma aldım. Öncelikle amacım defterdeki öyküleri okumaktı.
(Devam edecek)
Popularity: 1% [?]





Henüz yorum yapılmamış