‘ Hava ’ kelimesi ile ilgili yazılar

Tampon bölgeye bordo bereliler indi

18 Haziran 2010

Şeyhmus Çakan’ın haberi

Sınır ötesi harekat düzenleyen Mehmetçiğin 200 teröristin bulunduğu belirtilen PKK’nın Haftanin ve Zap kamplarına doğru ilerlediği öğrenildi.

Operasyonlara özel eğitimli komandolar da katılırken, özellikle operasyonların Şırnak kırsalında yoğunlaştığı öğrenildi.

Şırnak’ta önceki gün gerçekleştirilen PKK saldırısında bir uzman çavuş şehit olmuş ardından Türk silahlı kuvvetlerine ait jetler, Kuzey Irak sınırından 3 kilometre içeriye girerek terör yuvalarını yoğun ateşe tutmuş 4 PKK’lı öldürülmüştü.

Sınırı ötesi operasyonda öldürülen PKK’lı sayısı 5’e yükseldi. Diyarbakır 2’nci Taktik Hava Üssü’nden havalanan F-16 da askerlere destek veriyor. Erzincan kırsalındaki operasyonda ise 3 terörist   etkisiz hale getirildi.

Akşam

Popularity: 1% [?]

Kum taneleriyle THY ve İstanbul’u resmetti VİDEO

9 Haziran 2010

 THY’nin, Rusya’daki 7. uçuş noktasına sefer başlatması nedeniyle Soçi kentinde bir dizi etkinlik düzenlendi. Rus kum ressamı Kazansova da Türkiye’den gelen misafirlere kum taneleriyle gösteri yaptı.

Sanatçının, ışıkla aydınlatılan bir masa üzerinde avucuna aldığı kumla yaptığı figürler müzik eşliğinde duvardaki panoya yansıtıldı. Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu ve diğer katılımcıların ilgiyle izlediği kum şovu, THY uçaklarının resmedilmesiyle başladı.

Yunus balıkları ve uçaklar yapan ressam, THY logosunu çizmeyi de ihmal etmedi. Ardından Mevlana’yı simgeleyen Semazenleri duvara yansıttı. Rus ressam, müzik eşliğinde sürdürdüğü kum gösterisinde Sultanahmet ve Ayasofya Camileri’nin bulunduğu tarihi yarımadayı resmetti.

Boğaz suları üzerine tekne yapan kum ressamı, tekneye Türk bayrağını astı. Son olarak da, THY’nin küresel kimliğine vurgu yapan ‘Globally Yours’ sloganını ekrana yansıttı. Kazansova’nın yaklaşık 20 dakika süren gösterisi, izleyicilerin alkışları ile sona erdi.

CİHAN

Popularity: 1% [?]

Kum taneleriyle THY ve İstanbul’u resmetti VİDEO

9 Haziran 2010

 THY’nin, Rusya’daki 7. uçuş noktasına sefer başlatması nedeniyle Soçi kentinde bir dizi etkinlik düzenlendi. Rus kum ressamı Kazansova da Türkiye’den gelen misafirlere kum taneleriyle gösteri yaptı.

Sanatçının, ışıkla aydınlatılan bir masa üzerinde avucuna aldığı kumla yaptığı figürler müzik eşliğinde duvardaki panoya yansıtıldı. Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu ve diğer katılımcıların ilgiyle izlediği kum şovu, THY uçaklarının resmedilmesiyle başladı.

Yunus balıkları ve uçaklar yapan ressam, THY logosunu çizmeyi de ihmal etmedi. Ardından Mevlana’yı simgeleyen Semazenleri duvara yansıttı. Rus ressam, müzik eşliğinde sürdürdüğü kum gösterisinde Sultanahmet ve Ayasofya Camileri’nin bulunduğu tarihi yarımadayı resmetti.

Boğaz suları üzerine tekne yapan kum ressamı, tekneye Türk bayrağını astı. Son olarak da, THY’nin küresel kimliğine vurgu yapan ‘Globally Yours’ sloganını ekrana yansıttı. Kazansova’nın yaklaşık 20 dakika süren gösterisi, izleyicilerin alkışları ile sona erdi.

CİHAN

Popularity: 1% [?]

Toyota 4. nesil mankeni THUMS’u geliştirdi

9 Haziran 2010

Toyota’dan yapılan yazılı açıklamada, şirketin, ürün ve hizmetlerinde olduğu kadar trafik güvenliği konusunda da inovatif teknolojileri uygulamaya almaya devam ettiği vurgulanarak, THUMS’un, kaza anında emniyet kemeri ve hava yastığının iç organlara verdiği hasarların tespitinde önemli bir görev üstleneceği kaydedildi.

THUMS’un, 2010 yılının sonbaharında trafik güvenliğini artırmaya yönelik araştırmalarda kullanılmak üzere satışa sunulacağı duyuruldu.

Bir insana anatomik olarak birebir benzeyen THUMS, Toyota’nın Ar-Ge merkezinde üniversite ve bağımsız Ar-Ge merkezlerinden alınan destekle geliştirildi.

Verilen bilgiye göre, Toyota tarafından çarpışma testlerinde kullanılmaya başlanan THUMS 4′ü yapısal olarak daha öncekilerden ayıran en önemli özellik deri veya iskelet yapısı gibi organlar dışında iç organların da insan vücuduna birebir benzemesi.

AA

Popularity: unranked [?]

Ford Otasan’a çevre ödülü

9 Haziran 2010

Türkiye otomotiv sektörünün lideri Ford Otosan; Kocaeli Sanayi Odası’nın üretim, ürün ve hizmetlerinde çevre dostu uygulamaları benimsemiş kuruluşlara verdiği ‘Şahabettin Bilgisu Çevre Ödülleri’ne dördüncü kez layık bulundu.

“Büyük işletmeler Kategorisi”nde Ford Otosan Kocaeli Fabrikası’na verilen ödülü, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun elinden Kocaeli Fabrika Müdürü Haydar Yenigün aldı.

Firmaların 3 yılda bir kez başvuruda bulunabildiği ödüle Ford Otosan daha önce 2004 ve 2007 yıllarında Kocaeli Fabrikası, 2008 yılında ise İnönü Fabrikası ile sahip olmuştu.

Ford Otosan 2010 yılı ödüllerine, çevrenin korunmasına ve gelişimine katkıda bulunma, sürekli gelişimi teşvik etme, değişen çevre kavramlarına uyum ve ölçülebilir çevre yatırımlarının yanı sıra topluma katkıda bulunma kriterleriyle layık bulundu.

26 Mayıs tarihinde Kocaeli Sanayi Odası’nda düzenlenen ödül törenine katılan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu bir konuşma yaparak “Türkiye, çevre ile kalkınmayı bağdaştırma gayretinde, hızlı ve dinamik bir gelişme sürecindedir.

Çevre ile sanayi birbirine zıt değildir. Çevreye yapılan yatırım, insan sağlığına yapılan yatırımdır. Ben bunu koruyucu hekimlik gibi görüyorum” dedi.

Eroğlu, sanayicinin karşısında değil, yanında olduklarını vurgulayarak, “Çevreyle uyumlu çalışan, hava kullanma dengesini gözeten sanayicimiz bizim baştacımızdır” diye konuştu.

Ford Otosan Kocaeli Fabrikası Müdürü Haydar Yenigün ise konuşmasında Kocaeli’nin çevre ve sanayi açısından Türkiye’nin örnek kentlerinden biri olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“Kocaeli’nin bu en prestijli ödülüne dördüncü kez sahip olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu ödülle, Ford Otosan olarak bir kez daha çevre dostu olmanın onurunu yaşadık. Bundan sonra da çalışmalarımızı bu bilinçle sürdüreceğiz.”

Kocaeli Sanayi Odası Şahabettin Bilgisu Çevre Ödülleri, 1995’ten bu yana düzenleniyor.

Haber7

Popularity: unranked [?]

Erzincan’da yangın paniği

9 Haziran 2010

Erzincan Belediyesi’ne ait itfaiye araçları yetersiz kalınca, yangına Devlet Hava Meydanları’na itfaiye araçları da müdahale etti.

Olay, saat 18.20 sıralarında, Erzincan-Erzurum E 80 karayolu üzerinde bulunan Yeni Sanayi Sitesi 2. sokak numara 31′de bulunan Hasan Yılmaz’a ait dükkanda meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Hasan Yılmaz’ın oğlu Hamza Yılmaz (18) ve kaynak ustası Şükrü Güner’in (66) kullandığı kaynak makinesinden sıçrayan kıvılcımlar yağ tanklarını tutuşturdu. Çevredeki esnafın gözü önünde alev alev yanmaya başlayan yağ deposuna Erzincan Belediyesi’ne ait 3 itfaiye aracı müdahale etti. Müdahale yetersiz kalınca Devlet mHava Meydanları İşletmesi’ne ait 3 itfaiye aracı takviye geldi. Yangın, yaklaşık 1 saat süren çalışmaların ardından söndürüldü. Yangında yaklaşık 50 bin TL maddi hasar meydana geldiği öğrenildi.

Yangının kontrol altına alındığı sırada yan dükkanda bulunan otomobiller sahipleri tarafından bölgeden uzaklaştırıldı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

İHA

Popularity: 1% [?]

Yağışlı hava hafta sonu gidiyor

9 Haziran 2010

Çağlar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bugün yurdun büyük bölümünde devam eden sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, yarın Karadeniz, İç Anadolu, Akdeniz ile İç Ege’de etkisini sürdüreceğini, yağışların İç Anadolu Bölgesi’nde kuvvetli olacağını söyledi.

Yağışların, cuma günü, Orta ve Doğu Karadeniz, İç Ege, İç Anadolu ile Batı Akdeniz’de görüleceğini belirten Çağlar, şunları kaydetti:

”Yurt genelinde etkisini sürdüren yağışlar, hafta sonundan itibaren hafifleyecek. Isparta, Burdur, Afyon, Denizli, Muğla, Eskişehir, Bolu ve Kastamonu’da aralıklı görülecek yağışların, Pazar günü daha da hafif şekilde seyretmesini bekliyoruz. Hava sıcaklığı, Cuma günü Marmara ve Ege bölgelerinde, hafta sonunda tüm yurtta 3 ila 5 derece artacak.”

AA

Popularity: 1% [?]

Kum taneleriyle THY ve İstanbul’u resmetti VİDEO

6 Haziran 2010

 THY’nin, Rusya’daki 7. uçuş noktasına sefer başlatması nedeniyle Soçi kentinde bir dizi etkinlik düzenlendi. Rus kum ressamı Kazansova da Türkiye’den gelen misafirlere kum taneleriyle gösteri yaptı.

Sanatçının, ışıkla aydınlatılan bir masa üzerinde avucuna aldığı kumla yaptığı figürler müzik eşliğinde duvardaki panoya yansıtıldı. Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu ve diğer katılımcıların ilgiyle izlediği kum şovu, THY uçaklarının resmedilmesiyle başladı.

Yunus balıkları ve uçaklar yapan ressam, THY logosunu çizmeyi de ihmal etmedi. Ardından Mevlana’yı simgeleyen Semazenleri duvara yansıttı. Rus ressam, müzik eşliğinde sürdürdüğü kum gösterisinde Sultanahmet ve Ayasofya Camileri’nin bulunduğu tarihi yarımadayı resmetti.

Boğaz suları üzerine tekne yapan kum ressamı, tekneye Türk bayrağını astı. Son olarak da, THY’nin küresel kimliğine vurgu yapan ‘Globally Yours’ sloganını ekrana yansıttı. Kazansova’nın yaklaşık 20 dakika süren gösterisi, izleyicilerin alkışları ile sona erdi.

CİHAN

Popularity: 1% [?]

Şimdi lazer epilasyon zamanı!

6 Haziran 2010

Lazer epilasyon kaç seans gerektirir?
Lazerle epilasyonda vücut için 4–6 seans yüz bölgesi için ise 5–8 seanstan sonra genellikle kıl miktarında yüzde 70–90 oranında kalıcı azalma görülür. Seans aralıkları yüz bölgesi için 4, vücut içinse 6 – 8 haftadır. Lazer epilasyonda tedaviye yanıt; kişinin kıl rengi, genetik yapısı, hormonal durumu, önceden uygulanmış tedavilere göre değişir. Seanslara zamanında gelmek tedavide etkinliği artırmaktadır.

Lazer epilasyonun yan etkisi var mıdır?
Lazer epilasyonun cilde bir zararı yoktur. Cilt kanseri yapmaz ve iç organlara zarar vermez. Ancak yetkin olmayan kişiler ve uygun olmayan cihazlarla uygulama yapılırsa, ciltte kabuklanma, büller, hipo / hiperigmentasyon ve scar oluşumu gelişebilir. Polikliniğimizde uygulamanın hekimler tarafından yapılması ve aynı anda uygulanabilen hava soğutma sistemine sahip lazer cihazının kullanılması sayesinde cilt korunur ve acı hissi en az düzeye indirilir.

Lazer epilasyon hangi bölgelere uygulanabilir?
Göz çevresi ve mukozalar dışındaki her bölgeye lazer uygulanabilir.

Lazer Epilasyon kimlere uygulanmaz?
Lazer epilasyon çok koyu cilt alanları, fotosensitiv alanlar, ciltte inflamatuar hastalık alanları, şüpheli pigmente alanlar ile uçuk veya açık yara bulunan alanlara uygulanmaz. Tetrasiklin, Retinoid, Roaccutane gibi ilaçların kullanımlarından belli bir süre sonra yapılmalıdır. Ayrıca gebelikte uygulanması koruyucu hekimlik açısından uygun değildir. Bu özelliklere sahip olmayan ve ergenlik çağına ulaşmış kadın – erkek herkese uygulanabilir.

Popularity: 1% [?]

Mahruki: Everest’te donma tehlikesi geçirdim

6 Haziran 2010

Bahreyn üzerinden İstanbul’a gelen Türk dağcıları, Atatürk Havalimanı’nda Mahruki’nin eşi Mine Mahruki, sponsor firmanın sahibi Can Hakan Karaca ile kalp ve damar cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez başkanlığında Ağrı Dağı tırmanışını gerçekleştiren by-passlı hastalar karşıladı.

Mahruki, Atatürk Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, muson mevsiminin bir türlü gelmemesi nedeniyle tırmanışın umduklarından zor geçtiğini söyledi.  

2010 yılı Everest tırmanışının bu sene biraz rüzgarlı geçmesi dışında çok keyifli olduğunu anlatan Mahruki, şunları kaydetti.

”Normal şartlarda Himalayalar’a tırmanış yapan dağcılar, musonun gelişini bekler. Muson yaklaşırken özellikle dağların yüksek kesimlerinde hava koşullarının tırmanışa çok uygun olduğu, rüzgarın çok az olduğu, uygun tırmanma koşulu ortaya çıkar. Bu sene bu koşul çıkmadı ortaya. Dolayısıyla zirve tırmanışını, mecburen çok rüzgarlı şartlar altında yapmak zorunda kaldık. Onun dışında Himalayalar’da 3 Türk dağcı vardı. Ben ve Yılmaz’ın yanı sıra Tunç Fındık, dünyanın 5. yüksek dağı Makalu Dağı’na tırmandı. Bu anlamda Türk dağcılar açısından Himalayalar’da başarılı bir sezon olduğunu söyleyebiliriz. 15 yıl sonra yeniden Everest’in zirvesinde olmak benim açından çok heyecanlı bir durumdu. Yılmaz da ilk defa 8 bin metrelik bir tırmanış yaptı. Everest’e ilk tırmanışını gerçekleştirdi. Bunu biz uzun yıllardır birlikte planlıyorduk. Hayalini kurduğumuz tırmanışı gerçekleştirdik.”

Normalde Everest’e oksijensiz çıkmayı planladığını ifade eden Mahruki, 8 bin 500 metreye kadar oksijen kullanmadığını ancak bu yükseklikten sonra soğuk ve rüzgar nedeniyle donma tehlikesi geçirdiği için son 350 metreyi oksijen desteği alarak tırmandığını anlattı.

Nasuh Mahruki, zirveye, sponsor firmanın bayrağını diktiklerini, bütün tırmanışı fotoğraf ve görüntülediklerini belirterek, bunları sergileyeceklerini söyledi.

Bir soru üzerine Mahruki, muson mevsiminin gecikmesinin nedeninin küresel iklim değişikliği ile alakalı olduğunu, normalde mayıs ayı sonunda gelen musonun Haziran ayı ortalarında beklendiğini kaydetti.

Mahruki, İsrail askerlerinin Gazze’ye yardım götüren gemilere düzenlediği saldırı ile ilgili bir soru üzerine de ”Endişe ve hayretle takip ettik. 9 kişi hayatını kaybetti. Bir Türk gemisine uluslararası sularda askeri bir operasyon düzenlendi. Bu gerçekten normal zaman dilimi içerisinde olacak şeyler değil. Gerekçelerini ve nedenini anlamakta çok zorlanıyorum. Çok geçmeden gemideki herkes Türkiye’ye geri getirildi. Yüreğimize su serpildi. Türkiye’nin gücünü ve ağırlığını göstermesi bakımında bu çok iyi bir haber. Bu davranışı haklı gösterecek bir şey söylenemez” diye konuştu.

Everest’e ilk tırmanışını gerçekleştiren Yılmaz Sevgül de oksijensiz çıkmak için çok uğraş verdiklerini ancak 8 bin 500 metreden sonra ayak parmaklarını kaybetmek üzere iken oksijen kullanmaya karar verdiklerini anlattı. 

”Büyük bir gururla ülkemize dönüyoruz” diyen Sevgül, üç Türk dağcısının 8 binlerin üzerine çıkmış olmasının Türkiye dağcılığı açısından çok büyük bir başarı olduğunu söyledi.

Nasuh Mahruki, Everest Dağı’ndan getirdikleri kaya parçası ile zirveye diktikleri bayrağı sponsor firmanın sahibine teslim etti.

AA

Popularity: 1% [?]

Bakan Yıldırım: İsrail deniz haydutluğu yaptı

6 Haziran 2010

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırısıyla ilgili olarak, bunun “deniz haydutluğu faaliyeti” olduğunu söyledi.

Yıldırım, Bingöl havaalanının temel atma törenine katılmak üzere özel uçakla geldiği Elazığ’da gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Bakan Yıldırım, bir gazetecinin, ”İsrail’in yardım gemilerine saldırısını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna, “olayın hiçbir şekilde gerek uluslararası hukuka gerek bir ülke ciddiyetine bağdaşmayacak, insanlık dışı bir iş olduğu” yanıtını verdi.

”Akdeniz’de yapılan en hafif tanımıyla bir korsanlık, deniz haydutluğu faaliyetidir” diyen Yıldırım, ”Bu deniz haydutluğu da uluslararası deniz hukuku sözleşmesine göre suçtur. Bunu ister devlet, isterse herhangi bir kişi yapsın sonuç aynıdır. Türkiye uluslararası haklarıyla gereken kovuşturma, soruşturma konusunda çalışmalarını yürütmektedir. Bu sivil gemiye uluslararası sularda yapılan tecavüz, baskın hiçbir şekilde mazur görülemez. Bunun takipçisi olacağız Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak” diye konuştu.

-YEMİ GEMİ HAZIRLIĞI

Yıldırım, ”Yeni bir gemi hazırlığı var. Hükümetin önlemleri olacak mı?” sorusuna şu yanıtı verdi:

”Gazze şu anda İsrail ablukası altında. Gazze’yi bir açık hava hapishanesi olarak düşünebilirsiniz. En temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan, İsrail’in insafına terk edilmiş, 1,5 milyon insanın yaşadığı bir açık hava hapishanesi. Dolayısıyla buraya uluslararası camia sırtını dönemez. Mutlaka oradaki insanların sesine kulak vermek lazım. Sivil toplum örgütleri, uluslararası yardım kuruluşlarının da yaptığı budur. Bu ne ilktir ne sondur. Mutlaka bunlar yapılacaktır. O anlamda benzeri hadiselerin yaşanmaması için şüphesiz Türkiye olarak biz gereken tedbirleri alacağız. Ama bu yetmez, uluslararası işbirliği de şarttır. Bu konuda da gerekli koordinasyonu, işbirliğini sağlayacağız. Oraya yardım gitmemesi, yardım ulaştırılmaması hiçbir zaman düşünülecek bir şey değildir. Tehditleri dikkate alarak bundan vazgeçmek insanlıktan vazgeçmektir. İnsan onurunun ayaklar altına alınmasıdır.”

-ELAZIĞ HAVAALANINA YENİ TERMİNAL BİNASI

Elazığ havaalanının yeni pistinin yapılmasıyla yolcu sayısındaki artışa paralel olarak mevcut terminal binasının ihtiyaçlara cevap vermemeye başladığını belirten Yıldırım, ”Yeni terminal binasının ihalesini yaptık. Değerlendirme çalışmaları devam ediyor. Oldukça fazla talipli oldu. Sanıyorum 20′nin üzerinde teklif veren oldu. Bunları arkadaşlarımız değerlendiriyorlar. Kısa sürede sonuçlandırıp yeni terminal inşaatına başlayacağız” dedi.

Yıldırım, kentte yapılan güney çevre yolunun ağustos ayında biteceğini, kentin Erzincan bağlantısını, dolayısıyla kuzey-güney bağlantısını kuvvetlendirecek yolda da çalışmaların sürdüğünü belirterek, bu yolu imkan olan mevkilerde bölünmüş, olmayan mevkilerde tırmanma şeritleriyle yapacaklarını kaydetti.

Yıldırım, bir gazetecinin ”Nisan ayında şehirler arası otobüs firmalarının katılımıyla kriz yönetim platformunda firmaların Bakanlıktan ÖTV ve uçak biletlerine taban fiyat uygulanması talepleri olmuştu. Bu konuda bir gelişme var mı?” sorusuna vatandaşlara seyahat için seçenek sunmanın görevleri olduğunu, bundan sonrasının piyasa şartlarında belirlendiğini söyledi.

Yıldırım, şunları söyledi:

”Bizim hava yolunda herhangi bir yakıtta vergi indirimimiz söz konusu değil. Başından beri, geçmiş dönemde hava taşımacılığında yakıt fiyatları neyse şu anda da aynı. Bir farklı uygulama yok.

Taban fiyat uygulamasını otobüslerde yapıyoruz. Otobüsçülerimiz yakıttan şikayetçi, ama kendi aralarında da rekabet ediyorlar. Bu bir çelişki. O yüzden taban fiyatı getirdik ki firmalar mağdur olmasın. Hava yolunda böyle bir ihtiyaç şu anda gözükmüyor. Ama Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bu firmalardan üç ayda bir mali yapılarıyla ilgili raporları alıyor. Onların herhangi bir mali krize düşmemeleri için sürekli takip ediyor. Bir de promosyon adı altındaki ”ucuz bilet” tarifesinin de herhangi bir şekilde yıkıcı bir rekabete sebep olmaması için gerekli tedbirleri alıyor.”

Yıldırım, konuşmasının ardından Bingöl’e gitti.

AA

Popularity: 1% [?]

Kabine Tek Yürek

6 Haziran 2010

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Filistin’e yardım gitmemesi, yardım ulaştırılmaması hiçbir zaman düşünülecek bir şey değildir. Tehditleri dikkate alarak bundan vazgeçmek insanlıktan vazgeçmektir. İnsan onurunun ayaklar altına alınmasıdır.” dedi

Binali Yıldırım Bingöl havaalanın temel atma törenine katılmak üzere özel uçakla Elazığ’a geldi. Yıldırım havaalanında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin ”İsrail’in yardım gemilerine saldırısını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna, “Uluslararası hukuka, bir ülke ciddiyetine bağdaşmayacak, insanlık dışı bir uygulama” diye cevap verdi. İsrail’in yaptığı saldırıyı ‘korsanlık’ olarak nitelendiren Yıldırım, ”Bu deniz haydutluğu da uluslararası deniz hukuku sözleşmesine göre suçtur. Bunu ister devlet, isterse herhangi bir kişi yapsın sonuç aynıdır. Türkiye uluslararası haklarıyla gereken kovuşturma, soruşturma konusunda çalışmalarını yürütmektedir. Bu sivil gemiye uluslararası sularda yapılan tecavüz, baskın hiçbir şekilde mazur görülemez. Bunun takipçisi olacağız Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak.” şeklinde konuştu

Başka bir gazetecinin, ”Yeni bir gemi hazırlığı var. Hükümetin önlemleri olacak mı?” sorusuna şöyle cevap verdi: ”Gazze şu anda İsrail ablukası altında. Gazze’yi bir açık hava hapishanesi olarak düşünebilirsiniz. En temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan, İsrail’in insafına terk edilmiş, 1,5 milyon insanın yaşadığı bir açık hava hapishanesi. Dolayısıyla buraya uluslararası camia sırtını dönemez. Mutlaka oradaki insanların sesine kulak vermek lazım. Sivil toplum örgütleri, uluslararası yardım kuruluşlarının da yaptığı budur. Bu ne ilktir ne sondur. Mutlaka bunlar yapılacaktır. O anlamda benzeri hadiselerin yaşanmaması için şüphesiz Türkiye olarak biz gereken tedbirleri alacağız. Ama bu yetmez, uluslararası işbirliği de şarttır. Bu konuda da gerekli koordinasyonu, işbirliğini sağlayacağız. Oraya yardım gitmemesi, yardım ulaştırılmaması hiçbir zaman düşünülecek bir şey değildir. Tehditleri dikkate alarak bundan vazgeçmek insanlıktan vazgeçmektir. İnsan onurunun ayaklar altına alınmasıdır.”

Binali Yıldırım, daha sonra karayoluyla Bingöl’e geçti

Popularity: 1% [?]

Çiçeklim Teması V1 – Designed by FoB

5 Mart 2010

Bu temadan baya para kazandım
Şatmıştım baya şimdi sizle paylaşıcam
Allı güllü güzel bir açık hava teması
Tam soluk ama iç açıcı renkler
Eski bir siteniz varsa yada eskiye doğru giden içeriğiniz
Çok güzel bir tema ;)

Resim :

Çiçeklim Teması V1 - Designed by FoB

Link :
Ciceklim Theme V1

Popularity: 4% [?]

Nemlendiricinizi yaşınıza göre seçin

5 Mart 2010

Nem kaybına uğrayan cilt iki sorunla karşı karşıya kalır. Cildin en üst yüzeyi olan epidermdeki su molekülleri, buharlaşma karşısın­da, koruyucu bariyer görevini yerine getiremez hale gelir. Bitki özlü nemlendiriciler, cildin zayıflayan nem tutma kapasitesini artırır. Dış etkenlere bağlı olarak günlük nem ihtiyacı giderilmemiş olan epi­dermin bu gereksinimi böylece karşılanır. Amerika’da yapılan araş­tırmalar, 35 yaş üzerinde olup nemlendirici krem kullananların kı­rışıklık şikayetlerinin, kullanmayanlara kıyasla yüzde 50 azaldığını gösteriyor.

20-30 yaş: Bu yaş grubunda, normal veya yağlı cilt yapısına sahip olanlarda da cilt kuruluğu görülebilir. Nem eksikliğini gidere­cek nitelikteki kremler, cilde nüfuz ederek koruma sağlar. Ayrıca, cildin su dengesini düzelterek cildi canlandırır. Nemlendirici krem­lerde bulunan bitkisel konsantrasyon, hücreler tarafından emilir. Bu da cildin en üst yüzeyi olan epiderme esneklik ve rahatlama sağlar.

30-40 yaş: 25 yaşından sonra cildin doğal nemlendirici meka­nizması yavaşlamaya başlar. Donuk, nemsiz, elastikiyetten yoksun bir cilt için kullanılacak nemlendirici kremin yumuşatıcı etkisinin yo­ğun olması gereklidir. Bitkisel lipozomlarla takviye edilmiş nemlen­diriciler, 30 yaş ve üzeri ciltler için idealdir. Bitkisel özlü nemlendi­riciler cildin su deposunu uzun süre optimal düzeyde tutarak nem­lilik sağlar.

40-50 yaş: Giderek daha da kuruyan ve doğal nemini kaybe­den cildin, derinlemesine nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Limon, salatalık ve çiçek özlü kremler, cilt hücrelerine nüfuz ettiklerinde en az 8 saat boyunca nemlilik ve esneklik sağlarlar. Bu tür kremlerin kullanılması, cildin nem kazanma sürecini hızlandırır.

50 yaş ve üstü: Yaşın ilerlemesiyle birlikte, kullanılan ilaçlar, ge­çirilen hastalıklar ve hava kirliliği cilt üzerinde daha belirgin bir et­ki göstermeye başlar. Bu yaş grubu tarafından kullanılacak nemlen­diricilerin, cildi nemlendirmenin yanı sıra, onarıcı ve kırışık giderici özelliklerinin de bulunması gereklidir.

Popularity: 2% [?]

Derin nefes alma

5 Mart 2010

Hava, vücudunuz için en çok yaşamsal önem taşıyan besindir. Yiyecek olmadan haftalarca hayatta kalabilirsiniz, susuz da günlerce, ama havasız, sadece birkaç dakika. Çoğu insan kesik nefes alır. Aslında çoğumuz akciğer kapasitemizin sadece %20’sini kullanıyoruz.
Kesik ve hızlı nefesler çağımızın stresinin bir göstergesidir. Kesik nefes aldığınızda ciğerlerinizde duran hava tam olarak dışarı atıla-maz ve nefes aldığınızda ciğerleri-niziz o kalan üçte birlik kısmına hava dolduramazsınız. Bununla beraber, kanınızdaki karbondioksit tam olarak temizlenmez, sonuç olarak beyniniz, sinir sisteminiz ve cildiniz gerektiği oranda oksijen alamaz. Vücudunuza az oksijen almanız cildinizin ışıltısından çalmanız demektir. Peki bu oksijen eksikliği bizi nasıl etkiler? Her şeyden önce, çok daha fazla serbest radikalin oluşmasına sebep olur.

Vücudunuzdan zararlı maddelerin atılmasının %70′i nefes alıp verme yoluyla yapılıyor! Derin nefes almaya başladığınızda cildinizin nasıl görüneceğini bir düşünün! Kırlarda yaptığınız rahatlatıcı bir yürüyüşün ardından cildinizin parlayacağını aklınıza getirin. Bunun sebebi, gerçekten rahatlamanızdır. Daha derin ve yavaş nefes almak, vücudunuza ve cildinize daha fazla oksijen girmesini sağlayacaktır.

Yoga ve meditasyon, derin nefes almanızı sağlayacak araçlardır. Nefes alma gücünüz ve göğsünüzdeki ritmik basınç değişiklikleri aynı zamanda lenfatik dolaşımınızı da harekete geçirir -ki bu da kanınızı temizlemeye yardımcı olur. Cildinizin oksijenini artırmaya yarayan her şey cildinizin ışıldaması anlamına gelmektedir. Bu ışıltının çoğu toksinlerin en iyi şekilde atılmasını ve hem vücudunuzun hem de cildiniz gerektiği kadar oksijen almasını sağlamaktır.

Dolaşımı hızlandırmak ve oksijen akışını artırmak yaşlanma sürecini yavaşlatmaya yardımcı olur.
Anti-ageing koruyucularına eğlenceli bir tanesi daha eklendi -seks! İskoçya’daki Edinburgh Kraliyet Hastanesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, haftada ortalama üç kez seks yapan insanlar gerçek yaşlarına oranla on yaş daha genç görünüyorlar! Araştırmacılar, seksin yağları kasa çeviren ve daha genç bir görüntü sağlayan büyüme hormonunu tetiklediğini söylüyor. Seks aynı zamanda vücuttaki östrojen ve endorfin seviyelerini de yükselterek saçınızın, gözlerinizin ve cildinizin daha parlak olmasını sağlar. Bunlara ek olarak, atardamarları açar, cildinizin yüzeyine kanın ulaşmasını sağlar ve bu da size masalsı bir ışıltı kazandırır. Artan kalp atışı ve derin nefes alma dolaşımınızın hızlanması için de gereklidir. Taze kan akışı sağlandığında hücreleriniz, organlarınız ve kaslarınız taze oksijen ve hormonlara doyar. Aynı zamanda sizi daha canlı ve güzel gösterecek enerjiyi de sağlar.

Güzelliğin gizemi
Nasıl göründüğümüzden çok nasıl hissettiğimiz daha önemlidir. Zihinlerimiz ve ruhlarımız da yüzünüz ve vücudunuz kadar ilgi beklemektedir. Yoga ve meditasyon, içe dönmenizi, ruhunuzu rahatlatmanızı sağlar. İçsel olarak da mükemmel hisseden insanların gözleri de parlar, ışıldayan bir güzellikleri vardır. İçlerinden yansıyan bir güzellik ol–duğu için ne giydikleri şeylerin ne de kemik yapılarının önemi vardır. Bu yansıyan sonsuz bir ışıktır. Fiziksel olarak çekici olan bir kadının güzel olabilmesi için içinin de dışına uyum sağlaması gerekir.

Güzellik yüzde değil, kalpten gelen ışıktadır.
-Halil Cibran (1883-1931)

Işıldayan cilt için Paranayama yoga nefesi
Rahat bir pozisyonda oturun. Kürek kemiklerinizi birbirine yaklaştırarak göğsünüzü gerdirin. Yavaşça burnunuzdan nefes alırken göğsünüz genişlesin, ağzınızdan nefesinizi verirken de göğüs kafesiniz insin. Cildinize günlük ışıltısını vermek için bu hareketi her sabah birkaç dakika yapın.

Popularity: 4% [?]

Handanla Bayramlaşmak

4 Mart 2010

selam herkese adım müjdat bende başımdan geçen bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. şeker bayramında meydana geldi. serin ama güneşli ve birazda sisili bir hava vardı o bayram sabahı. saat 8 – 9 gibi evden çıktım aynı mahallede oturan dedemlerin evine gidiyordum yaşlıların bayramını kutlayacaktım. agaçlıklı hemzemin yolda bahçeli evlerin önünden yavaş yavaş sigaramı içerek ilerliyordum. arada mahallenin küçük çocukları geçiyordu yanımdan. arkadaşım emrelerin bahçe sınırına gelmiştim alçak bahçe çitinden kapılarında bir çocuk topluluğu olduğunu görüyordum. kapıyı arkadaşımın annesi handan hanım açtı. açtı ama kapıdan sadece kolu ve başı gözüküyordu.çocuklara şeker tabağını uzattı ve şeker verdi onlara. ben kendime handan çıplak herhalde onun için kapıya çıkmıyor deyip gülüp geçtim…handan hanım mahallemizin sayılı güzellerindendi 40 lı yaşlarına gelmiş ama bakımlı ve sexiydi. nede olsa hayatta yokluk keder görmemiş varlıklı bir ailedendi kocasını bile kendi almış babasına yaptırdığı tek katlı bahçe içindeki geniş evlerinde oturuyorlardı. adamda şanslıydı hani sikiyle hem en güzel amcığa . hemde mala mülke kavuşmuştu. biten sigaramı yere atmış tam adımlarım hızlanmıştıki arkamdan gelen sesle geriye döndüm.seslenen handan hanımdı. pevcereden sarkmış ne o müjdat küsmüyüz ki bayramlaşmadan geçip gidiyorsun dedi. şeyyy handan teyze dedemlere gidiyorum yaşlıları bekletmek olmaz da sonra gelecekyim yanına dedim. handan olsun canım biraz beklesinler gelsen dedi ve ekledi hem sanada işim düştü dedi. ahşap bahçe kapısını aralayıp yan tarafta bulunan ev kapısına yöneldim. handanın böylesine beni çağırmasına utanmıştım. kendime kadına saygısızlık yaptık görerek geçtik dedim. hemde kadının hakkı var üzerimde onu düşünüp az otuzbir çekmemiştim. kapıya geldiğimde handan hanımın aynen deminki gibi tek kolu ve başı gözüküyordu kapıdan. ne oludu bu kadına diye düşünürken handan gel gel içeri geç dedi. içeri girdim. manzara aklımı oynattı hemen. kadının üzerinde beyaz ince bir gömlek vardı sadece ki onunda derin bir dekoltesi vardı baktığımda memelerinin üstü tamamen görünüyordu göğüs çatalı ortadaydı altında da beyaz tamamen dantelli bir külot vardı külodu v şeklinde yukarı çıkıyordu. göz keşifim tamamdı zevkli kadındı vesselam handan hanım zaten başka türlüsü de beklenemezdi ondan. Handan gülümseyerek önce öp elimi sonra anlatayım dedi. elini öptüm hemen. içeri gidelim sorma başıma gelenleri dedi. önüden yürüyordu beyaz düzgün baldırlı bacakları diri ve tek bir tüy bile yoktu. . beyaz ince gömleğinin altından yine beyaz sütyeni gözüküyordu beyaz dantel külodu kıçının ancak yarısını örtüyordu. ah o kalçaları yusyuvarlak adım attıkça sertçe sallanıyordu. benimki çoktan dikilmiş ayağa kumaş pantolonumu zorluyordu.uzun koridor bitmiyordu bitmesinide istemiyordum hani handan hep sallasın o kalçaları önümde istiyordum. geniş oturma odasının önünde durduğumda handan beni elimden tutarak yatak odasına gidelim dedi resmen şok olmuş yüzüm kızarmıştı galiba o da anlamıştı şaşkınlığımı. yatak odasının kapısında durdum onun davetini bekliyordum yoksa bu bayram günü hayallerim gerçekmi olacaktı. handan gel gel bir bak şuna ne olur fişe taktım tam ısınırken caz cuz sesler çıkarıp iptal oldu bende ütümü yapamadım o yüzden böyle dolaşıp duruyorum iyki sana rastladım dedi. hay aksi şeytan aldatmıştı beni. geniş odanın ortasında ütü masası ve üzerine serili beyaz bir etek ile bahsettiği bozuk ütü duruyordu. handan hanum ben sana tatlı bir şeyler getireyim dedi ve odadan çıktı. ağlıcaktım nerdeyse şansa bak bee. toparlandım hemen odaya göz atıyordum elin adamı şu üzeri güzel beyaz bir örtüyle kaplı olan geniş yatakta düzüyordu kadını, banada ütü tamiri düştü düşe düşe. handan elinde şeker tepsisiyle geldi aldım tatlıları tamirattan sonra yeriz dedi. çikolatayı ağzıma atıp handan hanıma tornavida falan varmı diye sordum. handan aaaaa tabiya ellemi yapacaksın, şurda olması lazım bişeyler dedi.eliyle balkonu işaret etti. önümsıra bahçeye bakan balkona çıktık. kadın tam önümde eğilip plastik takım çantasını çıkarıyordu. offfff aman akıllara zarar bir dömelişti bu. zaten küçük olan dantelli külodu bu kez tamamen kıçının arasına geçmişti.göt yanakları iki yana açılmış am dudakları külotun kenarlarından taşmıştı amının kılları bile dantelli külodundan belli oluyordu. o an işte o an ona saldırıp sikmemek için zor tuttum kendimi. sikimin başı zonkluyor kasıklarıma ağrılar giriyordu. daha fazla dayanamıyacaktım ama açık alanda sayılırdık bağırırsa fena olurdu yutkunarak yanına egildim bende aramaya başladım tornavidayı.sikim adeta isyan ediyor acı çekiyordu. rastgele karıştırıyordum çantayı bakıyor ama görmüyordumki hiç bir şeyi. handan işte bu olurmu dedi. ona baktım bakmaz olaydım. eğilen kadının derin dekolteli gömleğinden dolgun memeleri tamda gözümün önüne fılamış em em beni diyordu adeta. handana olu olur dedim sikimin ızdırabından zar zor doğrularak handan hanımın peşi sıra odaya girdim. ütü masasının başına geçtim ama . aklım uçuşuyordu ne yapmam gerektiğini bilemeyecek haldeydim bir ütüye bir prize bakıyordum. handan hanımsa şekerliğin önünde durdu iki parmağıyla kıçının arasına kaçan dantelli külodunu yanlara doğru çekerek düzeltti. şekerlikten bir lokum alarak bana uzattı ve alırmısın dedi. alırdım tabiii ama lokum niyetine lokum gibi amını memelerini kalçalarını istiyorum demek geldi içimden. derin bir nefes alıp hayır dedim. o da elinde lokumu yatağın üzerine oturdu beyaz tüysüz bacaklarını yana doğru bacak bacak üzerine atıp yatağın üzerindeki gazeteyi karıştırmaya başladı. dayanacak takatim kalmamıştı artık. beyaz bacaklarına dalmışken ne yapmam gerektiğini buldum boşalmalıydım hem de hemen oracıkta. bıraktım tornavidayı hızla kemerimi çözüp . pantolonumun önünü açıp çıkarttım dışarı acıyla zonklayan kalkmış sikimi. hemen hızla otuzbir çekmeye başladım sikimin başı ıslanmıştı bile. handan hanım önce bakakaldı manzaraya eeeee hep benmi şok olacaktım. ama hemen toparlanan kadın hemen yanıma gelip dur dur yapma eteğimi mahfedeceksin dedi. eteği düşünen kim dayanamıyorum dedim. gel öyleyse dedi. iri sikimden tutup beni yatağın kenarına oturtu. seni gidi deli çocuk al şunu ye bakalım dedi ve elindeki lokumu ağzıma tıktı. ben bakarım onun icabına dedikten sonra eğilerek sikimi ağzına aldı eliyle sikimin sapını kavramış otuzbir çektirirken bir yandanda yalıyordu kendikendine ne çocuğu be böyle yarak kocamda bile yok ki diyordu. . kadın dehşet yalıyordu sikimi boşalacaktım nerdeyse ayağa fırladım hızlı hızlı çekmeye başladım ki handan durdur üzerime attırma elbisem mahfolur dedi gömlegini çıkarmaya başladı yatağa uzandı sütyen küyot kakmıştı şimdi. yatağın kenarından üzerine abandım dudaklarını emdim doyasıya sonra sütyenini kaldırıp yukarıya dolgun memelerine saldırdım sömürerek emmeye başladım memelerini sıkıyor ısırıp yalıyor sonra tekrar emiyordum onları kıpkırmızı oldu memeleri kaydım daha aşagılarına çıkardım o meşuur dantelli külodunu avuçlayıp tatlısert kalçalarını yumuldum pembeli morlu amına delirmiş gibiydim. bacakları omzumda başım kadının amında ağzımla amını yalamakta ellerim alttan kalçalarını sıkıp okşamaktaydım. handan avaz avaz inliyordu elleriyle memelerini sıkıp okşuyordu. oluk oluk am sularını saldı ağzıma boşalmıştı kalktım nefes nefeseydi kadın. yatağa uzanmış olan kadının bacaklarını araladım yatağın kenarında ayaktaydım sikimi amına sürterek kadını ayarttım sonra kalın sikimi tek hamlede kökledim amına handan bastı feryadı çıkardım geri sikimi ama handan sik sok içime ne olur diyordu tekrar kökledim amına ayakta kadının kakçalarını kucağıma alıp vurmaya . başladım mahallemizin en güzel amcığına. kadının amı sırılsıklamdı ama iri yarrağıma dar geliyordu. beraberce geldik bukez üzerine abanıp son vuruşları yaparak tam diplerine ikimizinde çığlıkları eşliğinde volkan gibi fışkırttım spermlerimi. üzerinden kalkıp bir sigara yaktım. handan yatıyordu hala yanına uzanıp sigaradan içirdim kadın yana devrilip kıçını bana dönmüştü hala kendine gelememişti. kalçalarını okşamaya sikimi kıçına sürtmeye başladım o mükemmmel boşanıştan sonra bile sikim yine de kalkıyordu sigarayı söndürüp handanın yanına uzandım sikimi amına yerleştirdim kadın ben bittimsen devam et dedi. girip çıkıyordum amına elimi uzatıp memelerini sıkıyordum bir ara sikimi çıkartıp kıçına ve arasına sürtmeye başladım yine taş gibi olmuştu sikim o araa handanın küçük deliğini hissetti sikimin başı aklımda şimşekler çaktı dizlerimin üzerinde doğrulup sikimi kadının göt deliğine dayadım handan olmaz yapma orası olmaz çok dar hiç sikilmedi dediysede göt yanağını elimle aralayıp yüklendim küçük deliğe yavaşçça kaydım içine handan çığliklar atıyordu son bir hamleyle kalın yarağımı tamamen kökledim götüne bagırta bağırta siktim götünü ve boşalıp çıktım içinden harikaydı hepsi harikaydı…Götü yırtılan handan hanım 1 ay bana koklatmadı amını ama sonunda verdi kendini bana. halen bayramlaşıyoruz fırsat buldukça götünüde sikiyorum ama kontrollü ve bol kremli olarak…

Popularity: 14% [?]

İzmirin Kavakları

10 Ocak 2010

Merhaba ben izmirden 27 yaşında 1,85 boy esmer kahverengi gözlü bir erkeğım sizlere msn den tanıştığım bir bayanla yaşadıklarımı yazacağım ; Bir arkadaşlık sitesine üye olmuştum kendi resmimide koyduğumda onlarca mesaj geldiğini gördüm tabi bende gönderdim izmirde yaşadığım için izmirde olanlara öncelik veriyor onlarla msj laşıyordum 35 yaşında 1,75 boyunda 55-60 kilo civarlarında sarışın kısa saçlı boşanmış bir bayandı 1 hafta kadar sonra cam açtık gerçektende tarif ettiği gibi biriydi cam karşısında önce çekinerek yazışsakda o zamanla rahat davrandı akşam 23 den sonra yazışmalarımızda gecelikle cam açardı.. bende şort tshort le açardım devamlı şakalaşırdık iri yapılı olmamın çok hoşuna gittiğini sölerdi bende dolgun olduğunu bunu beğendiğimi sölerdim bu şakalaşmalardan sonra telefonlarımızı aldık ve bir haftasonu buluşalım dedim oda kabul etti sen müsait olduğunda ara dedim aynı hafta Pazar aradı işim yok alsancakta buluşalım dedi sözleştik ve buluştuk önce karnımızı doyurup sonrada sahilde bişeler içtik bakımlı ve sexi biriydi hareketlerinden benide beğendiğini anladım ve artık daha samimi olduk hava karardı ve sogudu istersen arabada oturalım dedim gülerek olurdedi sahile çektim arabayı ve oturdum çok sürmeden omzuma yaslandı bende saçlarını okşadım bi an kafasını kaldırdı bende çok güzelsin seni istiyorum dedim .oda gülümseyerek cesaretlisin ya hayır dersem dedi bende zorla olucak hali yok istemezsen evimize döneriz dedim … hasan_hsn_35@hotmail.com iyi ozaman hadi bana gidelim dedi bende heycanla arabayı çalıştırıp sürdüm evde kimse olmadığını söledi annesiyle yaşıyodu o abisine gitmiş hafta sonu için rahattık eve girer girmez boynuma sarıldı ve öpüştük ayak üstü çok sexiydi dudaklarımı ısırıyordu saçlarımı çekiyordu bende dilimi diliyle yalıyarak dudaklarını ıslata ıslata öptüm elimde belinde ve saçlarındaydı aşağılara indim boynunu ve kulaklarını bile yaladım oda eliyle benim kotu çıkarmadan aletimi okşamaya başladı yan odaya yürüye yürüye geçtik ama biryandan dolgun göğüslerini ve kalçalarınıda okşuyordum o üstümdeki gömleğimi açmaya başladı göğüs kıllarımla oynuyordu bende onun kotunun düğmelerini çözdüm ve ve elimi ön tarafına sokup okşamaya başladım içerdeki geniş kanepeye uzattım yavaşca ve kotunu kilodunu çıkardım öpe okşaya buluzunu sıyırdım göğüs uçları fındık olmuştu emmeye başladım yalaya yalaya aşşa indiğimde sulanan bacak aralarının kenarlarını baldırlarını dil ucumla uyardım ve gözleri kapanmaya başladı bızdığıyla oynuyor yalıyordum kenarlarını ısırıyordum önce saçlarımı sonra kanepenin örtüsünü yolamya başladı harika yalıyosun demesi beni dahada zevke getirdi ve dilimi bukez içine soktum çığlık attı beli kalçaları havalandı 10 dk kadar yaladım kıp kırmızı olmuştu onu oturtum ve kendim ayağa katlım elleriyle pantolonumu açtı ve çıkardı hepsini sonra kalkan aletimi eline aldı sert ve damarları çıkmış başı şişmişti başladı azına almaya dil darbeleriyle delirtti beni sarı saçlarını okşuyor kafasını bastırıyordum 5-10 dk içinde boşalacak duruma geldim ve bıraktırdım yalamayı kanepeye domaltıp arkadan ön tarafına sürtmeye başladım geri dönüp hadi sk beni erkeğim dedi kafasını soktum yavaşca sonra kalçalarına tokat attım ve aniden kökledim kıpkırmızı oldu ben kendimi ileri itip soktukca oda geri atıp dahada şiddetli ve köküne kadar girmesini sağlıyordu 10-15 dk böle gidip geldim akan suları ve amınn sıcaklığı delirtti beni ve onu kadırırp ben oturdum koltuğa ve üzerime çıkartıp içine soktum tekrar bir jokey gibi zıplıyordu göğsümü çizdi tırnaklarıyla bende göğüslerini yaladım ve ellerimle yoğurdum o zıplarken 5 dk kadar sonra bir hareketle belinden kavrayıp altıma aldım üstte bacakları iki yanda gitgel yapmaya başladım o hala sik beni diyordu artık dayanamadım ve geliyorum dedim azıma boşal dedi bi anda çıkartım onun azına verdim ve köküne kadar emdi bütün vucudum kasıla kasıla boşaldım o akşam sabaha kadar uyumadık ara ara 3 defa seviştik bunu 2-3 ay boyunca her fırsatta yaptık şuan ist. Taşındılar yaşamış olduğum olayları sizlerle paylaşmaya devam edeceğim ..izmirden bayanlarla yazışıp tanışmak isteyen olursa beklerim Yorumlarınızı bekliyorum…

Popularity: 12% [?]

  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • >

Sitemizi kişi takip ediyor.Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberiniz olsun...

Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz. 

Türkçe Mirc İndir

Günlük Burçlar

SohbetClub.Net Anket

Yeni Tasarımımızı Beyendinizmi ?

View Results

Bekleyin ... Bekleyin ...