‘ Oraya ’ kelimesi ile ilgili yazılar

Gülen’in Baykal ve Bahçeli’ye destek şartı

24 Ağustos 2010

A. Atlı’nın haberi

Gülen’in sohbetinden satır başları şöyle :

Ramazan-ı şerifte yumuşayan kalbleri de değerlendirerek herkes Referandum konusunda üzerine düşen vazifeyi yapmalıdır. Hatta burada (Amerika’da) oy kullanamayacaklarından dolayı, Türkiye’ye gitmesi mümkün olanlar gitmeli ve oylarını kullanmalılar. Oraya gidince de “Amerika’dan kalktım, bin lira verip buraya geldim; dönerken de o kadar para vereceğim. Bu kadar zahmeti sadece kendi oyum için çekmemeliyim…” demeli; en azından on tane, yirmi tane insanı daha zimmetlemeli, onları da sandığın başına götürmeli ve onlara da bir güzel “EVET” dedirtmeli.

-Referandumda “EVET” denilmesi gerektiğiyle alâkalı sözlerimi siyasî mülahazalarla irtibatlandırmaya gerek yok. Herkese karşı müsavi derecede duruyoruz. Biz yerinde Deniz Bey’i de destekleriz, Devlet Bey’i de destekleriz. Elverir ki, yaptıkları şeyler milletimizin bugünü ve yarını adına, devletler muvazenesinde dümene oturması adına bir şey ifade etsin. Benim milletim devletler muvazenesinde yönlendiren, gözünün içine baktıran bir muvazene unsuru olmayacaksa şayet, ne Avrupa umurumda benim ne Amerika ne Çin ne de Maçin. Bu açıdan da, milleti oraya götürebilecek her gayret alkışlanmalı.

-Referandumda “EVET” denmesini desteklememiz, o işi yapan insanları takdir değil, o işin kendisini takdir meselesidir; kim yaparsa yapsın, yapılan güzel bir işi takdirdir. Bunu Rahmetlik Bülent Ecevit yapmış olabilir, bunu Süleyman Demirel Bey yapmış olabilir, bunu İsmet Sezgin Bey yapmış olabilir, bunu Tayyip Erdoğan yapmış olabilir, bunu Turgut Özel yapmış olabilir, bunu Devlet Bey yapmış olabilir, bunu Deniz Bey de yapmış olabilir. Güzelliği milletimiz adına kim yapmış ve milletimize ileriye doğru bir adımı kim attırmışsa, biz o ayağın altına başımızı kaldırım taşı gibi koymaya âmâdeyiz. Bütün dünya biliyor ki, yeryüzünde dikili bir taşımız yok ve bundan başka da hiçbir sevdamız olmadı.

Fethullah Gülen ne marka giyiyor ?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 495 TL tutarında ETRO gömlek giymesi medyada günlerce tartışıldı.

Samanyolu Haber’de konuşan Melih Gökçek’te ETRO marka gömlekle çıkarak “Ben fakir edebiyatı yapmıyorum demişti “.

Her hafta herkul.org’ta sohbeti yayınlanan Fethullah Gülen Hocaefendi’nin görüntülerden KİP marka gömlek giydiği anlaşılıyor.

Gömleğin fiyatı ise 39 TL.

A. Atlı – Haber 7

Popularity: 1% [?]

Tecavüzcü Coşkun: Hiçbir kadına laf atmadım

9 Haziran 2010

Antalya’da 21 yıldır yaşayan, 3 kızı, 1 torunu bulunan ve Antalyaspor’un amigoluğunun yanı sıra bir eğlence merkezinde halkla ilişkiler koordinatörlüğü yapan Coşkun Göğen AA muhabirine Yeşilçam’a adım atmasını, ”Tecavüzcü Coşkun” ismini nasıl aldığını ve hayatıyla ilgili anekdotları anlattı.

Aslen Makedonyalı olduğunu belirten Coşkun Göğen, 14 Haziran 1946′da Antalya’da doğduğunu, ilkokul mezunu olduğunu belirtti. İstanbul Samatya’da büyüdüğü için ‘’sahil çocuğuyum” diyen Göğen, küçükken midye toplamaya gittiği deniz kenarında suya atlayınca boğulma tehlikesi geçirdiğini ve o günden sonra bir daha denize girmediğini kaydetti. Göğen, havuza girmekten korkmadığını ancak denize giremediğini vurguladı.

-BERBER ÇIRAKLIĞINDAN YEŞİLÇAM’A-

İlkokulu bitirdikten sonra ‘Galatasaray hastalığı başlayan’ ve futbolcu olmak için çaba gösteren Coşkun Göğen, sırf bu nedenle Taksim-Kurtuluş civarına yerleştiğini kaydetti. Göğen, o dönemi şöyle anlattı:

”Sırf futbolcu olmak için Taksim, Kurtuluş civarına yerleştim ve oralarda büyüdüm. Meğerse o sokak, sanatçıların bulunduğu sokakmış. İyi ki oraya gitmişim. O dönem berberde çıraklık yapıyordum. Berberin önünden Yeşilçam’a figüran taşıyan otobüsler kalkardı. Bir gün o otobüse bindim ve sonra hiç inmedim… Figüran olarak sinemaya 15-16 yaşlarında başladım. Sonra Yeşilçam adamı oldum. İlk filmim Hülya Koçyiğit’in oynadığı bir filmdi. İyi ki o otobüse binmiş ve hiç inmemişim…”

Yeşilçam sinemasında figüran rollerinden başlayan Coşkun Göğen, Ankara Anıttepe’de yaptığı 24 ay askerlik görevinin ardından bir dönem fotoroman sayfalarında hippi karakteri ile yer aldıktan sonra Yeşilçam sahnelerine geri döndüğünü ve Yeşilçam’da kendisini ilk, yönetmen Altun Yeres’in keşfettiğini söyledi.

-”HAYATIMDA HİÇBİR KADINA LAF ATMADIM”-

Sinemada hırsızlık, çapkınlık yapan, kadınlara laf atan, kadınları taciz eden rollerle tanınan ve ”Tecavüzcü Coşkun” olarak anılan Coşkun Göğen, ”Hayatımda hiçbir kadına laf atmadım, ıslık çalmadım” diyerek bu imajdan ne kadar uzak olduğunu anlattı. Coşkun Göğen, 50 yıldır kadınların tacizine uğradığını buna rağmen taciz eden hiçbir kadınla yakınlaşmadığını ifade ederek, insanlara din, dil ve ırk ayrımı yapmadan yaklaştığını belirtti.

”Tecavüzcü Coşkun” lakabını ilk olarak, amigoluğunu yaptığı Galatasaray’ın maçında öğrendiğini ifade eden Göğen, şöyle konuştu:

”Galatasaray’ın amigosuydum. Stadyuma gitmeden bakkalda Tan Gazetesi’ni gördüm. ‘Bütün Türkiye tecavüze özendi’ diye bir başlık ve altında bizim kareler. Bakkal, ‘maça gidemezsin’ dedi, buna rağmen gittim, stadyuma bir girdim arkadaşlar bana sürpriz hazırlamışlar. Bir bağırış ‘Baba yolundayız’ diye… Böyle bir şey var mı? Hiç de rahatsız değilim Tecavüzcü Coşkun lakabından.”

O günden sonra artık Coşkun Göğen isminin yerini ‘Tecavüzcü Coşkun’a bıraktığını anlatan Göğen, toplumun kendini, kendinin de toplumu ne kadar benimsediğini anlattı.

Eski filmlerinin sık sık televizyonda yayınlandığını ve onları seyretmekten zevk aldığını söyleyen Coşkun Göğen, ”Eski filmleri bazen eşimle seyrediyorum. ‘Bak ne sapık adammış’ diyorum” dedi.

-YENİ BİR FİLM ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR-

Coşkun Göğen, 27 yaşında evlendiğini, üç kızının bulunduğunu ve onlara Güneş, Dünya ve Uzay isimlerini verdiğini, 15 yıl önce kızlarının annesinden ayrıldığını ve 6 yıl önce Rus asıllı Anjelika ile dünya evine girdiğini bildirdi.

Antalya ve İstanbul’da çekimleri yapılacak, Eray Özbal ve Nuri Alço gibi isimlerin bulunduğunu bir film üzerinde çalıştığını kaydeden Coşkun Göğen, beyaz perdeye dönmesini ‘Son Mohikan dönüyor’ diye tanımladı. Müzikal komedi tadındaki filmin senaryosunu çok beğendiğini vurgulayan Coşkun Göğen, filmden alacağı parayla kışı rahat geçireceğini belirtti.

Tecavüzcü Coşkun lakabından ailesi ve çocuklarının rahatsız olmadığını kaydeden Göğen, ”Çocuklarım bana gıpta ile bakıyor. ‘Yeryüzünde senin gibi baba bulmak mümkün değil’ diyorlar” diye konuştu.

Antalya’ya 21 yıl önce yerleştiğini ve 700 TL emekli maaşının yanı sıra bir eğlence merkezinde halkla ilişkiler koordinatörlüğü yaparak geçimini sağladığını anlatan Göğen, ”700 TL emekli maaşım var ama dünyanın en zengin adamayım. Ben insana yatırım yaptım, en büyük yatırım insan. Ben parayı sevmiyorum, hiç de sevmedim. İnsanlar paradan çok daha değerli” dedi.

Göğen gençlere de okumaları, çok çalışmaları ve yatırım yapmaları önerisinde bulundu.

-HAYRANLARI FACEBOOK’TA-

Facebook’ta birilerinin kendi adına bir site açtığını ve 2 bin 900 yaprağa ulaşıldığını bildiren Coşkun Göğen, kadın hayranlarının halen kendisi için Antalya’ya geldiğini söyledi. Sağ kolunda eşinin adı ve (TC Coşkun) dövmesi bulunan Göğen, çevresinde ailesine düşkünlüğü ile tanınıyor.

AA

Popularity: 1% [?]

Albayrak, nikâh masasından Gazze’ye gitmiş

9 Haziran 2010

İsrail’in saldırdığı Mavi Marmara gemisinde bulunan oyuncu Sinan Albayrak’ın (37) sinema filmlerine taş çıkartacak olaylar yaşadığı ortaya çıktı.

Albayrak geçen mart ayında evlilik hazırlığı yaparken 5 yıllık sevgilisi Başak Daşman’la kavga edip ayrıldı. Artık Türkiye’de kalmasının bir nedeni olmadığına karar verip İHH gemisiyle Gazze’ye gidip orada yaşamaya karar verdi.

Albayrak’ı gemiye binmeden bir kaç gün önce eski sevgilisi Başak Daşman aradı, Antalya Kaş’ta buluşup konuştular.

Daşman, Albayrak’ın “Yeniden deneyelim” teklifini kabul etti ve üç gün içinde evlendiler. Albayrak nikâh masasından kalkıp gemiye bindi ve eşine “Mutlaka döneceğim” sözünü verdi.

Ardından İsrail’in gemiye saldırması, Albayrak’ın tutuklanmasıyla çiçeği burnunda gelin Daşman için çok zor bir 4 gün geçti.

Daşman Milliyet’e o bir haftayı anlattı:

‘Son kez görmek istedim’

“Mart ayında aramızdaki bir takım anlaşmazlıklar nedeniyle ayrıldık ama tabii ayrılmak aşkın bitmesine sebep olmuyor. Hatta bazen daha da körüklüyor. Sinan’ın Gazze gemisine binip oraya yerleşme planı yaptığını duydum. Özel eşyalarını dağıtmış, otomobilini satmış.

Gemi kalkmak üzereydi, ben Antalya’da tatildeydim. Onu son bir kez görmek istedim. Ama önemli bir amaç için yola çıkacağı için de açıkçası gitme demeyecektim. Gemi kalkmadan aradım, Kaş’ta buluştuk. O konuşma sonunda Sinan’ı affettim. O da beni kandırıp evlenmeye ikna etti. O son üç günde, 10 dakika içinde Kaş’ta her şeyi ayarlamış, hiç aklımda olmayan bir şekilde beni nikâh masasına oturttu. Ailelerimizin bile haberi olmadan evlendik.”

“Gemiye binmeden önce ‘Sağ salim geri dön, başka da bir şey istemiyorum’ dedim ama tabii korkunç, kabus dolu bir 4 gün yaşadım.

Havaalanlarında süründüm. Aranabilecek herkesi aradım. Dört gün boyunca Sinan’dan haber alabilmek için çok büyük mücadele ettik. En sonunda uçağa bindiğinde aradı, 8 saat uçakta bekletmişler. ‘Geliyorum’ dedi. ‘İyi ki geliyorsun, yoksa ben oraya geliyordum’ dedim. Şimdi burada ve çok iyi.

‘Muhteşem hikâye!’

Ben de savaştan çıkmış gibiyim. Her şey bir hafta içinde yaşandı. ‘Her şey bitti’ dediğimiz anda barıştık, arkasından nikâh masasına oturduk. Sonra Sinan gemiye bindi. İsrail saldırdı, Sinan hapse atıldı. Ben burada meraktan deli oldum. Film gibi… Zaten Sinan anlattı, gemide İngiliz bir yazar varmış. Kitap yazmak için herkesle konuşup öyküleriyle ilgili notlar alıyormuş. Sinan da ikimizin öykümüzü anlatınca ‘Aaa muhteşem bir hikâye’ demiş.”

Şoray gibi kuralları var

Sinan Albayrak, rol alacağı projelerle ilgili anlaşma yaparken “Öpüşmem ve sevişmem” diyen, Türkan Şoray’ın adıyla anılan kurallara sahip nadir erkek oyuncular arasında yer alıyor. Daşman, sevgilisinin bu kuralıyla ilgili de “Evet, Sinan çok farklı bir adamdır. Diğerlerine hiç pek benzemez. Zaten bu yüzden bir oyuncuyla 5 yıldır ilişkim var” diye konuştu. Daşman, ayrılıkları sırasında Albayrak’ın Suriyeli Leyla isimli genç kadınla yakınlaşmasıyla ilgili de “O kızı tanıyorum, aralarında bir ilişki söz konusu değil” dedi.

Milliyet

Popularity: 1% [?]

Adnan Polat’tan G.Saraylılara acil çağrı

9 Haziran 2010

Galatasaray Kulübü’nün Divan Kurulu’nun Haziran ayı olağan toplantısında söz alan Polat, ”Tüm Galatasaraylılar’dan istirham ediyorum, lütfen tüzük kongresine gelin, tüzük bizim anayasamızdır, sahip çıkalım ve bu konuyu kapatalım” dedi.

Adnan Polat, Tüzük Komisyonu’nun yaptığı değişiklerle ilgili bazı itirazların olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

”Bazı maddelerin değiştirilmesi konusunda talepler oldu. Son toplantıda 26 maddede bu taleplere göre düzeltilme yapıldı. Benim açımdan bu tüzük, Divan Kurulunun oluşturmuş olduğu bir kurul tarafından hazırlanmıştır. Ancak bu tüzük Galatasaray’ın tüzüğüdür, Divan Kurulunun tüzüğüdür, bizim tüzüğümüzdür. Bu çalışma redakte edilerek, genel kurula getirilmiştir. Önemli ulan tabu haline gelmiş bu kongrenin açılabiliyor hale gelmesiydi. Bununla ilgili endişelerimiz var. Bu konuda arkadaşlarımız kendi hazırladıkları tüzüklerle bana geldiler. Oturup tek tek karşılaştırma yaptığımız vakit, bunların hazırladığı tüzük ile komisyonun hazırladığı tüzük arasında çok belirgin bir fark yoktu.”

Polat, şöyle devam etti:

”Sadece iki maddeye isyan ediyorlardı. Bu maddelerden birisi Galatasaray Lisesi’nden mezun olan üyelerimize 35 yaşına kadar üye imkanı veriyor, bu yaştan sonra normal, dışardan bir üye gibi kulübe üye olmasını öngörüyordu. Baktığınız vakit, yılda bir ya da iki kişi bu şekilde üye oluyordu. Yani bu bizim hayatımızı etkileyen bir madde değil. Dolayısıyla bu maddenin kalkmasını istiyordu. İkincisi de Galatasaray Lisesi mezunlarından bir grup arkadaşımız, ”Herkes Galatasaray Lisesi’ne verilen imtiyazlardan rahatsız. Hal böyleyken siz Galatasaray Üniversitesi için yeni bir imtiyaz getiriyorsunuz. Bu iki maddeyle ilgili sesimize kulak verirseniz biz oraya gelip her türlü katkıda bulunacağız’ dediler. Biz yapacağımız çalışmalarla bir şekilde Galatasaray Üniversitesi’ndekileri de alacaktık. Dolayısıyla bizim size gönderdiğimiz o kitapçık ile kongre salonunda dağıttığımız kitapçık arasındaki fark bunlardır.”

-”UZARSA VAKTİMİZİ ALIR”-

Adnan Polat, 26 Haziran’da tüzük tadiliyle ilgili yapılacak kongrede bu konuyu kapatmak istediklerini belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:

”30 senelik tüzüğümüzün 162 maddesi var. Bunların yüzde 99′unda herkes mutabık. İki, üç madde var, bunlarla ilgili de arkadaşlarımız değişiklik istiyor. Onların görüşlerini alacağız. Eğer ‘Tamam, mutabıkız’ diyorlarsa o zaman Galatasaray’da tüzük ile ilgili aykırı bir fikrin çıkmaması lazım. 26 Haziran’da genel kurulun bu tüzüğü geçirmesi lazım. Aksi takdirde bu tüzük kongresi uzar. Yönetim olarak vaktimizi harcar, enerjimizi alır. Bu tüzükle bu kadar detaylı uğraştığımız zaman bizim diğer işlerimiz zarar görür. O yüzden tüm Galatasaraylılar’dan istirham ediyorum, lütfen tüzük kongresine gelin, tüzük bizim anayasamızdır. Gelip Galatasaray anayasasına sahip çıkalım ve bu konuyu kapatalım, tüzük de tabu olmaktan çıksın.”

-”KİMSE ‘BEN KÜSTÜM OYNAMIYORUM’ DİYEMEZ”-

Galatasaray Kulübü’nün kurumsal yapılanmasıyla ilgili çok ciddi çalışmalar yaptıklarını anlatan Adnan Polat, şunları kaydetti:

”Federasyon bir hafta evvel UEFA ve FIFA’nın 2012 mali ve idari kriterleriyle ilgili bir kitap yolladı. Kulüplerin ve bağlı şirketlerinin bu mali ve idari kriterlere uyma zorunluluğu var. 2012 yılından itibaren bu kriterlere uymayan kulüpler, lisans alamayabilecekler, Avrupa kupalarına alınmayacaklar. Dolayısıyla bu kadar ağır kriterlerin olduğu ve önümüzde 2 yılın olduğu bir dönemde biz Galatasaray’ı bu tarihteki şartları karşılayabilecek normlara getirmek zorundayız. Galatasaray’ın kurumsal yapılanması, kurumsal organizasyonu ve UEFA kriterlerine uyabilmesi için bazı çalışmaları yaptık bitirdik. O yüzden kimse çıkıp ‘Ben devre dışı bırakıldım, benim yetkilerim alındı. Ben küstüm, oynamıyorum, diyemez.’ Galatasaray’ın menfaatleri neyi gerektiriyorsa ben onu yapmaya mecburum. Çünkü Galatasaray Genel Kurulu, Galatasaray’ın haklarını korumamız için bize bu göreve getirdi.”

Galatasaray’ın en önemli projesinin Galatasaray Futbol A.Ş. ile Sportif A.Ş. şirketlerinin birleşmesi olduğunu anlatan Adnan Polat, ”Prosedürlerde o da bir noktaya geldi. Normal prosedür, yasal süreçlerden dolayı Ağostus ayının içinde bitecek ve Galatasaray bu beladan kurtulacak. 1 Eylül’den itibaren de Galatasaray’ın idari organizasyonel, UEFA kriterlerine uygun yapılanması da bitmiş olacak” diye konuştu.

Başkan Polat, profesyonel kişilerle çalışacaklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Bundan bir ay evvel ABD’nin en büyük 5 organizasyon firmasından birisini görevlendirdik. Şu anda bile burada olmayan Yönetim Kurulu üyelerinin bir bölümü o görüşmeleri yapıyor. Bu firma önümüzdeki bir ayda kurumsal organizasyonel yapısını önümüze koyacak. Birçok isim geçiyor. Bu işi yönetebilecek insanın görev profilini bize tanıtacak. Bakacağız, bizim mevcut arkadaşlarımız uyuyor mu uymuyor mu? Uyanlar bizimle beraber olacak, uymayanların yerine alternatifler arayacağız. Galatasaray bundan sonra kulübün dışında diğer şirketlerinde, bir şirket yönetim felsefesiyle yönetilecek. Galatasaray’ın konsolide değeri üç sene evvel 100 milyon lirayı zor bulurken bugün 300 milyon lirayı geçmiş durumdayız. Galatasaray artık bundan sonra part-time yönetilemez. Burayı prefesyonel insanların full-time yönetmesi lazım.”

Adnan Polat, önümüzdeki ayda yapılacak Divan Kurulu toplantısında şirketlerin yapısı ve bütçeleriyle ilgili ayrıntılı şekilde üyeleri bilgilendireceğini ifade etti.

-”MEDYA, YÖNETİM KURULU ÜYELERİMİZİ MALZEME YAPMAYA BAŞLADI”-

Adnan Polat, medyada Galatasaray Kulübü ile ilgili gerçek dışı haberlerin yer aldığını ifade ederek, ”Böyle bir durumda medya, yönetim kurulu üyelerimizi malzeme yapmaya başladı. ‘Yok efendim Galatasaray’ın 3 başkan adayı varmış, yok efendim o küsmüş gidiyormuş’. Galatasaray’ın yönetiminde bulunan arkadaşlarımız, Galatasaray’ın kültürünü çok iyi bilen insanlar. Seçilmiş bir yönetimin içerisinde hiçbir yönetici 3 başkan adayı olduğunu telafuz bile etmez. Varsa öyle bir arzusu gelir, Galatasaray Kulübü başkanı ile konuşur kendisini ona göre tanımlandırır. Maalesef medyamızda aralarından bir tanesi ve bazen iki üç tanesi bir araya gelip, ‘Bir hikaye yaratalım’ diyor. Bakıyorsunuz 3 yerde gerçek olmayan haberler çıkıyor. Dolayısıyla 3 yerde çıkınca herkes doğru olduğuna inanıyor. Diğer basın mensupları görünce onlar da harekete geçiyorlar. Diğer medyada yer alınca bu haberi yapan 3 kişi de inanmaya başlıyor. Lütfen haberlerinizi, yorumlarınızı ve eleştirilerinizi yapın, biz saygı duyuyoruz. Ama lütfen kamuoyunu ve Galatasaraylılar’ı yanıltmayın, doğru haberler yapın” değerlendirmesini yaptı.

-PROJELER-

Tesisleşmeye büyük önem verdiklerini belirten Adnan Polat, ”Florya’da yapılacak voleybol salonumuzun projesi bitmiş vaziyette. Gençlik Spor Genel Müdürlüğü’nün onayına gitti. Önümüzdeki pazartesi günü gelecek. Bakırköy Belediye Başkanımızla görüştük, oradan onayın gelmesi halinde bize çok kısa sürede ruhsatı verilecektir. Biz de 1500 kişilik voleybol salonu yapıyoruz. Bütün sporcularımız bir arada olacak. Tahmin ediyorum bir ay içinde orada temel atmış olacağız” diye konuştu.

Kalamış Tesisleri ile ilgili projeleri de olduğunu ifade eden Polat, ”Biz oranın inşaatına ekim ve kasım ayında başlamak istiyoruz. Derme çatma binaların hepsini yıkıp, orayı doğru düzgün bir şekilde yapıp, gelecek hazirana kadar bitirmek istiyoruz” dedi.

Polat, daha önce 3. Boğaz Köprüsü Projesi gündeme gelmeden Riva arazisini değerlendirmeyeceklerini söylediğini hatırlatarak, ”3. Boğaz Köprüsü şu anda gündemde. Arazinin o zamanki değeri, 60-65 milyon civarındaydı. Tahmin ediyorum bugün 200 milyon dolar değere sahip olacak. Belki o gün satıp, banka borçlarını kapatmış olabilirdik. Şu an Riva’nın değeri 200 milyon civarında. Sabretmek lazım, zamanını beklemek lazım.”

Galatasaray Kulübü’nün merkezini Türk Telekom Arena’ya almak istediklerini belirten Polat, boşalacak Mecidiyeköy’deki çadırın olduğu arazi ile Taksim Hasnun Galip Sokak’taki binayı da farklı bir şekilde değerlendirmek istediklerini anlattı.

-”BARDAĞIN DOLU TARAFI GÖSTERİLMİYOR”-

Amatör sporlarda ilk defa bayan basketbol ve erkek voleybol takımları için sponsor bulduklarını anlatan Adnan Polat, ”Siz rakibimizin almış olduğu bu son dönemdeki başarıları, bu dönemin yatırımı olarak mı görüyorsunuz? 5-6 yıllık yatırımın sonuçları bunlar. Bu süreçleri yaşamadan olmaz. Bana diyorlar ki ‘Fenerbahçe’ye hiç bu kadar yenilmemiştik, bayan basketbolda son 3-4 senede’ Doğru, yenilmemiştik, çünkü Galatasaray ikinci ligdeydi ve Fenerbahçe ile karşılaşmıyordu. Amatör sporlarda bir yatırım süreci yaşamamız lazım” diye konuştu.

Yaptıkları çalışmaların görülmediğini savunan Polat, ”Uğraştığımız çok şey var ama maalesef bardağın hiç dolu tarafı gösterilmiyor. Hep boş tarafı gösteriliyor. Maalesef medyamız da bir iki tane çarpık şeyi göstererek, kamu hizmeti yaptığını düşünüyor. Biz yönetim olarak dimdik ayaktayız ve Galatasaray’ın başlatığı projeleri bitireceğiz” dedi.

Adnan Polat, bundan sonra her ay yapacağı basın toplantılarıyla kamuoyunu bilgilendireceğini dile getirerek, ”Biz konuşmayarak, insanların kendi kafalarında yazma çizme imkanı veriyoruz. Bundan sonra ayda bir kez basın toplantısı yaparak, kamuoyunu bilgilendireceğim. Sportif başarısızlık beni de üzüyor, ama dediğim gibi hakikaten büyük Galatasaray’ın küçük bir detayı. Burada alınan neticelerde üzüntünün en büyüğünü bizler yaşıyoruz. Sizler de üzülüyorsunuz. Ama bazen süreç içinde başarı olmayabiliyor. Fakat benim için önemli olan kurumsal yapılanmanın tamamlanması, sportif başarı ondan sonra nasıl olsa gelecektir” diyerek sözlerini tamamladı.

Galatasaray Kulübü Divan Kurulu’nun Haziran ayı olağan toplantısı yapıldı.

Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya, Kulüp Başkanı Adnan Polat ile bazı Yönetim Kurulu üyeleri katıldı.

Toplantıda, üyelere kulübün yeni stadı Türk Telekom Arena’nın son durumuyla ilgili bilgi de verildi.

Divan Kurulu Başkanı İrfan Aktar, barkovizyon görüntüleri eşliğinde stat inşaatında gelinen son durum hakkında üyelere bilgi aktarırken, Yönetim Kurulu üyesi Işın Çelebi ise yaptıkları çalışmaları anlattı.

Çelebi, Türk Telekom Arena projesinin hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek, ”Çok iftihar edeceğiniz bir yapı ile karşı karşıya kalacaksınız. En önemli noktaya geldik. 29 Ekim tarihine kadar ince işleri yapılacak. Bu koca uzay üssünün beyni takılıyor, kalbi takılıyor, damarları monte ediliyor… Bunların işleyişi gündeme gelecek. Galatasaray futbol takımı 2010-2011 sezonunun ikinci yarısında burada futbol oynamaya başlayacak. Ama stadın oturması bir yıllık bir süre alacak” diye konuştu.

Türk Telekom Arena’nın Avrupa’nın en önemli statlarından biri olacağını ifade eden Çelebi, ”Hala engel olmaya çalışan arkadaşlarımız var, inanılmaz bir çabayla. Biz ne kadar pozitif anlamda ileriye gitmek için uğraşıyorsak, durması ve geriye gitmesi için uğraşanlar da inanılmaz bir çabayla hala savaşa devam ediyorlar. Ama bu sizin zaferinizle sonuçlanacak” dedi.

-BASIN MENSUPLARI DIŞARI ÇIKARILDI-

Divan Kurulu toplantısı başladıktan sonra başkan İrfan Aktar, özel görüşmeler yapacaklarını belirterek, basın mensuplarından kısa bir süreliğine dışarıya çıkmalarını istedi.

Ancak, tüzük çalışmalarıyla ilgili olduğu öğrenilen görüşmeler uzayınca, basın mensupları yaklaşık 1 saat sonra salona alındı.

Bu arada, toplantıya katılımın çok düşük olduğunu gözlendi.

AA

Popularity: 1% [?]

COD4 (Call of Duty4) multiplayer nasıl oynanır? cod4 multiplayer sorunu giderin

3 Haziran 2010

İlk olarak 1.3 patchini indirip yüklememiz gerekiyor linki

1.3 patchini yükledikten sonra ise serverleri nasıl bulacağız ona geçiyorum.Bunuysa xfire adlı bir programla yapacağız xfire ı download edebileceğiniz link

xfire prog:
http://rapidshare.com/files/85077128/xfire.rar

84a eki
http://rapidshare.com/files/85076533/84a_eklenti.rar

1.3 patch
http://rapidshare.com/files/85077962/cod_1.3_yama.rar

üstüne daha sonra teker teker yamaları yüklemeye devam edin 1,7 ye kadar yama çıktı

daha sonra xfire ile bağlanabilirsiniz

1,3 te kalırsanız serverlar 1,7 versiyona geçtiği için uyumsuz olur

sonradan ekleme yapılacaktır zaman olmadığı için şimdilik bu şekilde not düşerek konuyu güncelledim daha sonra ayrıntılı açıklama yapılacaktır..

1. Indirdiginiz xfire_installer.exe Kurun…

2. 84a.exe Dosyasını “C:\Program Files\Xfire” İçine Kopyalayın. ve Kurun…

Şimdi geçelim xfire nasıl kullanılır ilk başta tabiiki üyelik(registration)almak var.

bu arada www.punkbusters.com dan cod4 için punkbuster i indirin kurulumda istiyoır ;)

not:
punkbuster ı indirin ondan sonra başlattan çalıştır regedit yazın tamam a basın regeditten h key lochal machineye girin ordan software ye girip activisionu bul çift tıklayın CoD4 ü görceksiniz codkey yazar orda oraya gir bulduğunuz (herhangi bir cd keyi) yazin ama d ile başlamasın yoksa guid ban atıyor… keyin arasında boşluk olmasın sonra tamam a bas çık oradan CoD4 multiplayer gir orda optionstan multiplayer optionsu bulup ordada cd key olcak orayada o herhangi (codkeye yazdığını<)keyi yazin sonra xfire dan girin…

eger hala sorun cıkıosa ahanda key: deneyin
8LEJ8J8MPDG4JW2D78CD

tüm rar sifreler : whimper

daha da ayrıntı için mutlaka;

http://www.manyaklar.org/call-of-dut…0512#post50512

başlığına bakınız..

Popularity: 4% [?]

Bluetooth ile Başladı

4 Mart 2010

Herkeze selamlar…Ben önce kısaca kendimi tanıtayım.Adım Sertaç.Ben 24 yaşındayım,İstanbul Bakırköyde yaşıyorum.Esmer ela gözlü biriyim.Vede söylemesi ayıp yakışıklıyımdırda.Herneyse hikayeye başlamadan önce kesinlikle gerçek olduğuna inanmanızı isterim ama tabi bu sizin taktirinize kalmış.Geçen gün evde canım sıkıldı hazırlanıp dışarı çıkmak istedim . Karnımda acıkmıştı baya.Galeriada yemek istedim ve oraya gittim.Bizim evde oraya yakın olduğu için yürüyerek gittim.Burger kingden menü alıp boş bir yere oturdum ve yemeye başladım.Birden telefonuma bluetooth ile mesaj geldi.aldım baktım biri tanışmak istermisin diye yazmış. Dönüp etrafıma baktım ama çok kalabalıktı kim yazmış anlayamadım.Bende hemen cvp yazdım neden olmasın diye isterseniz bana eşlik edeilirsin dedim.Yolladım biraz sonra sağ çaprazımda oturan kız topluluğundan bir kız kalktı ve bana doğru gelmeye başladı.Yanıma geldi ve oturdu.İsmin ne dedim dilek dedi.Bende sertaç dedim biliyorum dedi.Zaten nickimde yazıyodu.Kızda baya güzeldi.Aslında ben de sex konusunda güzel kız aramam isteyen herkezle yaparım. Biraz sustuk daha sonra ben cesaretine hayran kaldım dedim.Kız benim boylarımda esmer mavi gözlüydü.Muhabet ettik baya bi sonra ben kalktım dondurma aldım.Dondurma bittikten sonra kalkalım dedim kız nereye gidicez dedi bende isersen bize gel biraz muhabbet eder birbirimize isınırız dedim.Kızın gözlerinin içi güldu kalktık bize doğru gitmeye aşladık. Evdede kimse yoktu ben kapıyı açtım içeri girdik.Kız oturdu ben ona kola getirdim.Biraz sohpet ettik sonra ben çok tatlısın dedim yanağından öptüm ne olduysa birden öpüşmeye başladık.Kızın göğüslerini okşamaya başladım çok iri ve yumuşaktı.Kız hafif hafif inlemeye başladı.Ben üstündeki t-shirtünü çıkardım bu sırada deli gibi öpüşmeye devam ediyorduk. Kızın dudakları çok dolgundu bu da bana tarifi çok zor bir haz veriyordu.Daha sonra sütyenini çıkardım boynundan aşşagı santim santim yalıyarak zevkten irileşmiş olan o dolgun göğüslerine geldim.Uçlarına her dil atışımda kız irkiliyordu ve inlemeleri artıyordu.Sonra kot pantolonunun düğmelerine elim kaydı ve yavaş yavaş çözmeye başladım.Kızın heycanı git gide artıyordu. Benim ufaklıkta kabına sığmıyor çıkar beni diye bağırıyordu.Pantolonunu çıkatdım ve eve muhteşem bir koku yayılmıştı.Altında siyah bir tanga vardı.Tangasının üstünden amını yalamaya başladım.Bu arada kız deli gibi inliyor ve başımı bastırıyordu.Tangasını indirdim ve o şekilde yaladım.Biraz sonra kız zangır zangır titreyerek çığlıklar arasında ağzıma boşaldı tadı muhteşemdi.Ama doymamıştı.Benim ona yaptıklarımı o bana yaptı artık ikimizde çırıl çıplaktık. Aleti amının dudakları arasında gezdiriyordum.Kız hadi artık dedi bende yavaş yavaş tadını çıkara çıkara sokmaya başladım.İkimizde artık kontrolü kaybetmiştik.Biraz sonra geliyorum dedim oda içime boşalma dedi bende tam zamanında çıkardım ve göğüslerinin arasında patladım.Ama bu beni yeterine tatmin etmedi ve gittik banyoda uzun bir süre daha seviştik sonra oda gitti .Ama harikaydı. Evet bakırköy ve civarlarında oturup sex yapmak isteyenler bana mail atsın.Güzellik önemli değil bu işi zevk için yapıcaz Yorumlarınızı Bekliyorum

Popularity: 10% [?]

İzmirden Sanaldan Gerçeğe

10 Ocak 2010

Merhaba, benim adım Aydın. 34 yaşındayım. Çok iyi bir işim var. İzmirde yanlız yaşıyorum. 170cm boyunda 62kl yakışıklı sayılırım. Yanlız yaşadığım için zamanımın çoğunu dışarda geçiriyorum. Evdeki bilgisayarımdan nete bağlanıyor, chatleşiyorum. Yaklaşık bundan 3 ay önce yine nette chatleşirken buket adında bir bayanla tanıştım. sık sık nete giriyordu. Bende onunla beraber girmeye başladım ve çok iyi bir arkadaşlık başladı aramızda. Kendisi karşıyakada oturuyordu. evli birde kızı vardı. Bütün konuşmlarımızda yanlızlıktan yakınıyordu. Eşiyle arasında sorunlarda vardı. Zaman geçtikçe birbirimizden etkilenmiş, herşeyimizi paylaşıyorduk. Telefonlada görüşüyorduk. Konuşmalarımız belden aşağı sohbetlere dönüşmüştü ve bir kaç kez telefonda ikimizde orgazm olmuştuk. Artık dayanamıyorduk. Bulaşmak istediğimi ve kendisini çok istediğimi söyledim. O da dayanamıyor ve beni istiyordu. Bir hafta sonu istediğimiz fırsat çıkmıştı. Eşinin annesirahatsız olduğu için memleketi olan yalovaya gidecekti. Bunu bana söyleyince isterse oraya gelebileceğimi söyledim. O da kabul etti. İnnernette tanıştıktansonra resmini yollamıştı. tanıyordum ama ilk kez kendisini görecektim. hafta .sonu cumartesi gelip çatmıştı. ikimizde sabırsızlanıyorduk.. Ben otobüsle karşıyakaya gittim.saat 11 gibi oraya vardım ve verdiği adrese gitmek için taksiye bindim. Vardığımda kendisini aradım ve beni alacağını beklememisöyledi. 5 dakika sonra yanıma geldi apartmanı ve katını söyledi. Kendisi önden gitti bende 5 dakika sonra arkasından apartmana gittim. Ellerim titriyor kalbim göğsüme sığmıyordu. Beni içeri aldı. kızı salonda oynuyordu. beni yatak odasına aldı ve bilgisayarın önüne oturdum. Kendisi kızını aşagı oynamaya yolladı. Yanıma geldiğinde ikimizde susuyorduk. Yavaş yavaş konuşmaya başladık. buketin harika bir vücudu vardı. Bende kalkıp yatağınüzerinde yanında oturmaya başladım. Çekiniyordum ama onu deliler gibi arzuluyordum.Artık ikimizde bir hamle bekliyorduk ve ben elini tutup dudaklarına yapıştım. Oda titremeye başlamıştı. Ellerimle tişörtünün üzerinden iri göğüslerini okşuyor dilimle ağzını keşfediyordun. aslı da artık kendini bırakmış benim sikimiokşuyordu. taş gibi olan sikimi fermuarımı açarak çıkardı ve bir hamlede ağzına aldı. Onu vakumlayarak emiyordu. bende saçlarını okşuyor, elimi .sırtında gezdiriyordu. ikimizde ayağa kalktık ve birbirimizi soymaya başladık. Ben onu öperken nefesinin sıklaştığını hissediyordum. Buda beni deli ediyordu. İkimizdeçırıl çıplak ayakta sevişiyorduk. Ben onu yatağa uzattım ve boynunu yalıyor kulak memelerini emiyordum. İnliyor ve titriyordu, vücudunu kasıp bırakıyordu. Yavaş yavaş aşağıya göğüslerine indim. ve daha aşağı amının dudaklarına indim. tertemiz pürüzsüz bir amı vardı. harika kokuyordu. dilimi amının dudaklarına sürüyor içine doğru itiyordum. aslı inliyor çığlıklar atıyordu. başımdan tutup amına bastırıyotdu. Bende dilimi amına sokmaya devam ediyordum vetamamen sulanan amından bir çeşme gibi boşaldığını gördüm ben deli gibi amını yalamaya devam ediyordum. kalktı ve beni yatağa uzattı.Sikimi ağzına aldı emiyor gözlerime bakıyordu. ben kendimden geçmiştim. Kazı gibi yaptığı sikimi bıraktı ve yukarılara göbeğime ve göğsüme geçti. Kazık gibi olan sikimi bacak arasına aldı ve ata biner gibi üzerine oturmaya başladı amı dardı. Sikim yavaş yavaş amınagirerken oda eliyle yardımcı oluyordu kafasını içine soktuğumda acılı inlemeye başladı. ben dayanamıyordum artık ve aniden yüklendim. Sikimin tamamını amına sokmuştum. o anda buket bağırıyor ve hiç kıpırdamıyordu. tekrar yalamaya başladı Ben yavaş yavaş tempoyu tutturmuş girip çıkmaya başladım. ikimizdedeli gibi birbirimize sarıldık ve ben bütün tohumlarımı amına boşaltım. ama hala durmuyordum. Sikim taş gibiydi hala. Üzerimden kalktı ve tekrar yalamaya başladı. sikimin tamamını alamıyordu. ben yine girmek için uygun bir fırsat bekliyordum. buket arkasını döndü ve sikimi amına soktu ve uzerine oturdu. Artık hızlı hızlı üzerinde oturup kalkıyor inlemeleri odayı çınlatıyordu. bende dayanamıyor sırtını ısırıyordum. buketi domaltım vesikimi arkadan amına sokmaya devam ettim. ikimizde dayanamıyorduk. Ağzıma boşal ağzıma boşal diye yalvarıyordu. benim geleceğimi anlamış olacak ki hemendöndü ve sikimi emmeye başladı. ben titreyerek bütün menilerini ağzına ve yüzüne boşalttım. bukette inleyerek boşaldı. Üzerime uzandu. 10 dakika öylece hiç konuşmadan kaldık. Kalktı ve üzerine bornozunu aldı mutfaktan bize kola getirdi. ikimizde çok mutluyduk. konuşuyorduk. benim kolam bitince .ayaklarının önünde diz çoktüm ve aslının amını tekrar yalamaya başladım.buket geriye uzanmış inliyor ve kasılıyordu. sok bana erkeyim gir bana diye bağırıyordu. ben kazık gibi olan sikimi birkez daha buketin amına soktum ve hızlı hızlı girerken buket kasılmaya başladı boşalıyorduben içinden çıktım ve yalamaya devam ettim. buketi arkadan istiyordum. kendisine söylediğimde korktuğunu hiç yapmadığını söyledim. Korkma dedim acıtmayacağım deyip buketi domalttım ve kara incisini yalamaya başladım. kendini kasıyordu, harika bir kalçası vardı. dilimi içine doğru sokmaya çalışıyordum. parmağımı tükürükledim ve içine doğru sokmaya başladım. hoşuna gitmiş olacak ki gevşemeye başladı. kalçasını yalarken parmağımı kara incisinde ileri geri hareket ettiriyordum. diğer elimlede amını okşuyordum ve parmağımı amına sokmuştum. parmağımı arkasından çıkardım ve sikimi tükürükledim ve sikimin kafasını göt deliğine dayadım. Hala çok dardı, zorlamaya başladım ve kafasını içine soktum. kendini kasmıştı. çok dar ve çok güzeldi. dilimle omuzunu yalarken sırtına küçük ısırıklar atıyordum rahatlamıştı. Artık dayanamıyordum ve bütün gücümle yüklendim. buket çok acı bir çığlık attı. Ben dona kaldım.Acıdığını söylüyordu ve kanamıştı. Ben yavaş yavaş içinde gidip gelmeye başlamıştım. hoşuna gitmiş olmalıkı hen inliyor hem acı hissediyordu ben fazla dayanamadım ve tohumlarımı içine boşalttım. bukette titreyerek boşalmıştı. ben bitkin halde buketin üzerine yığılmıştım. çok hoşuna gitmişti heralde banateşekkür etti. Ve toparlanıp duşa gittik. o yıkanıp çıktı. ve kapı çalınıyordu kızı sesleniyordu. kızını salona aldı bende yıkanıp düştan çıktım ve üzerimi giyindim.Ayrılma vakti gelmişti. birbirimize veda edip ben evden aryıldım.buketle aralıklarla hala göşüyoruz.

Popularity: 8% [?]

Sitemizi kişi takip ediyor.Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberiniz olsun...

Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz. 

Türkçe Mirc İndir

Günlük Burçlar

SohbetClub.Net Anket

Yeni Tasarımımızı Beyendinizmi ?

View Results

Bekleyin ... Bekleyin ...